Biseksüellik Ne Demektir?

0
755 views
Biseksüellik Nedir? Biseksüel Erkek, Kadın Nasıl Olur?
Biseksüellik Nedir? Biseksüel Erkek, Kadın Nasıl Olur?
[Toplam:8    Ortalama:5/5]

İçindekiler

BİSEKSÜELLİK NE DEMEKTİR?

Biseksüellik Nedir?
Biseksüellik Nedir?

Biseksüel kelime anlamı “Her iki cinsiyete karşı ilgi duyabilen” demektir. Bir erkeğin biseksüel olabileceği gibi bir kadın da biseksüel olabilir. Biseksüel erkek ile eşcinsel erkek birbirine karıştırılabilen kavramlardır.

Biseksüel Erkek Nedir?

Biseksüel erkekler iki cinsiyete de hem duygusal hem cinsel anlamda arzu duyabilirler. Aynı şekilde biseksüel kadınlar da iki cinsiyete ilgi duyabilirler. Sadece eşcinsel yani gay olduğunu söyleyen bir erkek sadece hemcinslerinden hoşlanıyor demektir. Çoğu biseksüel bireylerde ilgi duyduğu cinsiyet dönemsel olarak değişebilir. Bu dönemler neticesinde de birçok biseksüel birey, cinsel kimliğinin tam olarak ne olduğunu uzun yıllar boyunca anlayamayabilir. Bir dönem sadece kadınlarla beraber olmak ister, bir kadın ile aşk ve cinsellik yaşarsa hayatının yolunda gideceğini düşünebilir. Bu bakımdan bazı dönemlerde kendini heteroseksüel ilan edebilir. Fakat aşkın insanın karşısına ne zaman çıkacağı belli olmayacağı için o kişinin hayatına giren bir erkek bütün hayatını değiştirebilir. O erkeğe ömrünü adayıp kendini sadece gay olarak da ifade edebilir. Ama aşkın cinsiyeti olmayacağı için ve kalp bütün olmazları oldurduğu için biseksüel bireyler aşkta sınırlama yapmazlar.

Biseksüel Hikayeleri

Bugüne kadar birçok biseksüel arkadaşımın hikayesini dinledim. Onların da dediği gibi “Aşkın cinsiyeti yoktur.” Yani bir erkek bir kadını sevmeli diye bir şey de yoktur. Ve toplumun çoğunda genel yargı haline gelmiş olan “Erkekler sadece kızlardan hoşlanır” ifadesi de yanlış bir önerme olabilir. Bu konu hakkında hayatım boyunca gözlemler yaptım ve kendini heteroseksüel, biseksüel erkek kadın, eşcinsel olarak ifade eden bireylerle arkadaşlık kurdum. Lezbiyen arkadaşlarım, gay arkadaşlarım oldu. Biseksüel hikayelerine, geylerin ilişkilerine şahit oldum. Özellikle de bir dönem internette yaptığım canlı yayınlarda hetero olduğunu iddia eden erkeklerin bile güzel bir gay gördüğü zaman sapıtabildiğini gördüm. Çoğu hetero erkek alkol alana kadar veya pasif eşcinsel g*tü görene kadar sadece kızlardan hoşlandığını söylüyor. Ama alkol alınca veya g*t görünce akılları durabiliyor. Bu da şu konuya bir kaynak oluşturuyor:

Herkes biseksüel doğar ama gönül bir yöne kayar.

Homofobinin Sebepleri

Doğadaki bütün canlılarda iki cinsiyete de ilgi duyma potansiyeli var. İnsanlarda ise çevresel ve psikolojik faktörler sonucu cinsel yönelim ve cinsel kimlik daha net şekillenebiliyor. Belki yetiştirilme tarzı, belki hissiyat, belki kendiliğinden gelişim, belki yaşanılan olaylar bir şekilde bir cinsiyeti daha baskın kılıyor. Bütün insanlar aynı şekilde kendi içinde olan hissiyata da ihanet ettiklerini bile bile homofobik oluyorlar. Ama bunu göremiyorlar. Heteroseksist dünya düzenine göre yaşadığımız için bu durum herkesin bilinçaltında bir yerde gizlenmiş oluyor. Kızlarda durum çok daha rahat ama erkeklerde işin rengi değişiyor. Kızlar birbirine sarılmaktan hatta öpüşmekten rahatsız duymuyorlar ama erkekler için bu durum öyle değil. Erkek erkeğe öpüşmek bir sapıklık gibi görüldüğü için bunu isteseler bile kendilerine dahi kabul ettiremiyorlar. Erkeklerin kendi içinde bulunan biseksüellikleri, alkolü fazla alınca veya cinsellik yaşayabilecek duruma gelince ortaya çıkıyor. Böyle olunca da kendilerini LGBTİ+ bireyi olarak tanımlamaya korktukları için homofobik oluyorlar. Aslında toplumdaki homofobinin kaynağını da bu oluşturuyor. Halbuki sevgi konusunda cinsiyet sınırlamalarını ortadan kaldırabilsek toplum olarak çok rahatlayacağız.

Gizli Eşcinselliğin Açığa Çıkması

Aşkın tanımını yaparken bir cinsiyetin bir cinsiyete kalbini açması ifadesini bir kenara bırakıp cinsiyetleri de geri plana atarak olayın bir kalbin bir kalbi sevmesi olarak ifade etmek daha doğru olacaktır. Çünkü aşkın temelinde iki cinsiyetin değil iki kalbin birbirini sevmesi yer alır. Dolayısıyla birbirine aşık olan insanların cinsiyetlerinin aynı veya farklı olması önemli değildir. Aşkın cinsiyeti yoktur. Ama bunu anlayabilmiş olan insan sayısı LGBTİ+ bireyleri ve LGBTİ+ bireylerini destekleyen kitle ile sınırlı. Heteroseksüelim diye gezenler de bunu anlarsa o zaman herkes rahat bir yaşam sürebilecek. Çünkü hiç kimse heteroseksüel falan değil. Herkes biseksüel olduğu için bir cinse ilgi duyma oranı daha ağır basabiliyor. Bu yüzden herkesin içinde bulunan gizli eşcinsellik bir noktada ortaya çıkıyor ve kafa karıştırıyor. Mesela evli ve çocuklu bir adam bir süre sonra karısından sıkılmaya başlıyor ve başka hiçbir kadın buna yüz vermeyince bilinçaltındaki biseksüelliğin de ortaya çıkarmış olduğu karmaşayla birlikte pasif gay s*kme arayışına giriyor. “Ben aktif olduğum için heteroseksüel olmaya devam ediyorum, eşcinsel olmadım” diye dolanmaya devam ediyor. Fakat gay ilişki yaşadığı, gay itiraf sitelerinde fink attığı apaçık bir gerçek. Bu düşünceler çok yanlış. Çünkü herkesin içinde biseksüellik zaten var. “S*ken taraf erkek, s*kilen taraf kadındır. Bu yüzden sadece s*kilen ibnedir, s*ken hala erkek gibi erkektir” önermesi de ataerkil, erkek egemen, erkekliği her şeyin üstünde gören bir toplum olduğumuz için ön plana çıkıyor.

Eşcinsellik Günah Mıdır?

Eşcinselliğin dini boyutunda günah tartışmaları yapılıyor. Bu konudaki “Allah eşcinsel olan Lut Kavmini lanetledi. Sen böyle olduğun için cehennemde yanacaksın” önermesinin yanlışlığını herkesin aslında biseksüel olmasında bulabiliriz. Kuran’ın hiçbir yerinde “Bir erkeğin bir erkeğe aşık olması yasaktır. Bir kadının bir kadına aşık olması yasaktır. Herkes sadece karşı cinsiyetinden olan insanlara aşık olabilir. Kalbinde kendi cinsiyetine karşı arzu barındıran herkes cehennemde yanacaktır” gibi bir şey yazmıyor. Lut Kavmi’nin helak olma sebebi eşcinsellik falan değil. O kavim, kalplerinde ne bulunursa bulunsun her türlü sapıklık ve pisliği yaptığı için helak olmuş bir kavim. Ensest ilişki, pedofili, hayvanlarla ilişki, tecavüz… Bir sürü sapıklık var. Eşcinsellik kısmı ise kendisini heteroseksüel erkek olarak tanımladığı halde karısını bırakıp erkek s*ken ve “ama aktifim ben ibne değilim” diyen kişilere atfedilmiş. Ki o da eşcinsel hislere sahip olmasa bile bilinç altındaki gizli biseksüellikten dolayı ortaya çıkmış bir durum. Allah’ın herkese biseksüel hisler verip bu hislerden dolayı onları cezalandırması da dinin gerçekliğine bir sorgu niteliğinde olabilir. Zaten Kuranda da yazıyor ki insanlar bu hislerinden dolayı değil yaptıkları sapıklıklardan dolayı helak olmuşlar. İçinde yazan “Siz kadınları bırakıp erkeklere mi yöneliyorsunuz?” gibi bir ayet de insanların içinde yazan diğer sapıklıkları görmezden gelip burdaki tek bir kelimeyi, eşcinselliği, ön plana çıkararak din adı altında LGBTİ+ bireylerini dışlamalarına neden oluyor. Halbuki her türlü zina günah değil mi? Erkek erkeğe, kadın kadına veya erkek kadına. Ne fark eder? Zinanın her türlüsü Kuran’a göre günah değil mi? Evlenmeden girilen ilişki günah ise ve heteroseksüel ilişki evlenince günah olmaktan çıkıyorsa eğer eşcinsellerin evlenmesine izin verilsin o zaman bu ülkede. Kuranda geçen “Siz kadınları bırakıp erkeklere mi yöneliyorsunuz” ayeti de insanların bu dışlamayı yapmasına olanak sağlayabiliyor. Bütün bunların sonucunda ulaşılabilecek iki sonuç var:

1. Din denilen şey tamamen yalan. Tanrı da yok bu durumda.

2. İslam doğru din ve Allah var. Ama Kuranı Kerim günümüze gelene kadar bir sürü değişikliğe uğradı. Yani içinde yazan her şey aslında yazdığı gibi değil.

Hangisinin doğru olduğunu ben de bilemiyorum artık. Benim kafam da bu noktadan sonra karışıyor.

Doğada Eşcinsellik

Eşcinselliğe karşı çıkanlar “Bu doğaya aykırı bir durum. Sadece heteroseksüel ilişkide üreme ve neslin devamlılığı sağlanabilir.” şeklinde bir görüş savunuyorlar. Öncelikle doğaya aykırı olması durumu külliyen yalan. Bütün canlılarda eşcinsellik var. Eşcinsel düşmanlığı ise sadece tek bir canlıda, insanda var. Eğer insan dışındaki canlılar düşünme yetisine sahip değilse bu canlıların eşcinsel hisleri kendi ellerinde olmayan, doğuştan gelen bir yönelim olmaz mı? Tüm canlılar doğuştan eşcinsel olabiliyor da bir tek insanlar mı sonradan tercih ediyor?

Cinsellik sadece üreme amaçlı yapılmaz. Hayatın bir parçası olduğu için birbirini seven iki insan arasında yaşanabilecek normal bir olaydır. Zaten bir erkek bir erkekle sevişti diye insanların neslinin tükeneceğini düşünmek düşüncelerin en saçması. Zaten karşı cinsine ilgi duyanlar ve karşı cinsiyle cinsel birliktelik sağlayabilen insanlar var. Bu durumda neslin devamı neden sağlanamasın ki?

Diğer ülkeler LGBTİ+’ye böylesine ön yargılı değil. Eğer ülke olarak cinsiyet sınırlamasını ortadan kaldırabilirsek ve tüm olayın bir kalbin bir kalbi sevmesi olduğunu anlayabilirsek her şeyin çok güzel olacağına inanıyorum. Ne ötekileştirme kalır ne nefret suçları ne ailelerin kabullenme zorluğu. Herkes mutlu bir hayat yaşayabilir o zaman.

Bir Erkeğin Gay Olduğu Nasıl Anlaşılır?

Biseksüel Bayrağı - Biseksüel Erkek, Kadın
Biseksüel Bayrağı – Biseksüel Erkek, Kadın

Gay erkekler için genelleme yapmak ne derece doğru olur bilinmez. Ama bir erkeğin gay olduğunu öğrenmenin en kolay yolu onunla LGBTİ+ hakkında konuşmaktır. Özellikle aşırı tepki verip homofobik cümleler kuruyorsa kesinlikle gaydır. Çünkü aşırı homofobi gizli eşcinsellik demektir.

Çoğu eşcinsel birey kendini tanımlamaya başladığı ergenlik döneminde eşcinsel olduğunu anladığında eşcinsel olmaktan korktuğu için bunu kabul edemiyor ve kendiyle bir savaşa giriyor. Çocukluktan beri her yerde eşcinselliğin kötü bir şey olduğu algısı yaratıldığı için kendisinin eşcinsel olduğunu fark eden biri kendinden nefret ediyor ve heteroseksüel olma çabasına giriyor. Ancak bunu başarmak imkansız olduğu için başarmış numarası yapıyor. Hatta kızlarla birlikte olmayı deneyebiliyor ama hep mutsuz oluyor. Kendi benliğine ihanet ede ede olmadığı biriymiş gibi yaşıyor. Kendine bir heteroseksüel maskesi yaratıp bütün duygularını o maskenin altına gizliyor. Ama eninde sonunda bir kırılma noktası yaşanabiliyor. Bazı eşcinseller hayatları boyunca bunu kabul edemeyip kadınlarla evleniyor ve hayatı hem kendilerine hem eşlerine hem de doğacak çocuklarına zehir ediyorlar. Bazıları da “Ben buyum” diyebiliyor ve kendini kabul edip eşcinsel hakları için mücadele etme yoluna girebiliyor.

Yani bir erkeğin gay olduğunu anlamak için ince hesaplara girmeye gerek yok. Zaten eşcinsellikten aşırı nefret ediyorsa kendisi de eşcinsel olduğunu gizliyor demektir.

Eşcinsellik Doğuştan Mı Gelir? Tedavisi Var Mıdır?

Hiç kimse eşcinselliğin çok zor bir şey olduğunu bile bile eşcinsel olmayı tercih etmez. “Gay olmak istiyorum” diyip de olunabilecek bir durum değildir. Eşcinsellik tedavisi diye de bir şey yoktur çünkü hastalık değildir.

Eşcinsel insanlar o kadar güzel kalpli insanlar ki. Kendi seçemedikleri bir durum yüzünden çok fazla LGBTİ+ birey nefret cinayetlerine kurban gidiyor. İnsanlar o kadar cahil ve bilgisiz ki sırf erkeklik olgularına zarar gelmesin, elalem bir şey demesin diye kendi çocuklarını hiçe sayıyorlar. İnsanlar o kadar kör ve bağnaz ki, bağlandığı bir görüşü körü körüne savunuyorlar. Üstelik kendileri gibi olmayanları dışlamakla yetinmeyip bu durum öldürmeye kadar bile gidebiliyor. Bu durum ataerkil ve “erkeklik” üzerine dayalı bir toplum olduğumuz için daha çok küçük yaşlarda çocukların beynine empoze ediliyor.

Eşcinsellerin Çocukluk Travmaları

Çocuklar küçük yaşlardayken gerek aile ortamında gerek medya aracılığıyla dünyanın acımasız yönüyle tanışıyorlar ve kendileri gibi olmayanlara kötü davranıyorlar. İlkokul çağlarında diğer erkek çocukları, kendileri gibi olmayanlara “top” diyor. Farklı hissedenler ve kendilerindeki farklılığı o yaşta anlamlandıramayanlar ise tüm çocukluklarını bu travmalar üzerine geçiriyorlar. Yaşadıklarını anlamlandıramıyorlar bile. Kendilerini tanıdıkça ve tanımladıkça diğer insanların neden kendilerine bu kadar nefretle baktıklarını da anlayamıyorlar. Çünkü bu durum onların elinde olan bir şey değil.

Eşcinsellik Tercih Değildir

Eşcinsellik, homofobiklerin ve transfobiklerin zannettiği gibi sonradan tercih edilen veya özenmeyle oluşan bir seçenek ya da hastalık değildir. Bu doğuştan olan bir durumdur. Nasıl ki sen kızlara karşı duyan bir erkek olarak dünyaya gelip tüm gelişimini ona göre sürdürüyorsan, o şekilde büyüyüp kendini o şekilde bir dünyada buluyorsan eşcinseller de aynı şekilde erkeklere ilgi duyan erkek olarak dünyaya geliyorlar. Ya da kızlara ilgi duyan kızlar veya her iki cinse de ilgi duyabilen biseksüeller. Ve en zor durum olan farklı bedende dünyaya gelme durumu yani transseksüellik. Anlamak bu kadar mı zor? Bu kadar tepki göreceğini ve hatta öldürülebileceğini bile bile kim böyle bir şeyi tercih eder ki? Tercih de değil hastalık da. Biz hep böyle doğuyoruz ve böyle yaşıyoruz. Sırf onlardan farklı hissediyoruz diye bizden nefret edenlere ise kendimizi bir türlü anlatamıyoruz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.