PASSWORD RESET

Gelişimde Aktif Dönem!

İnsanlarla aranıza sınırlar koyun

586 0

Kural 1:Ektiğini Biçme Kuralı

Yaşamın asıl kurallarından değilmi ki zaten bukural sigara içersen öksürmeye başlarsın veya hasta olma olasılığın artar .Egzersiz yaparsan sağlıklı yaşarsın ve grip olma olsılığın azalır .

Ancak bazı insanlar ektiklerini biçmezler  ekerler ürünlerini gelip başkasını toplamasını beklerler veya başkaları onlar için zaten ürünlerini toplar. Her gün kredi kartınızın kredi limitini aştığınızda   bunu anneniz babanız  karşılayacak parayı gönderse savurganlıgınızın sonuçlarını siz  gögüslemiş olmasınız .İnsanlarda sorumluluğunu bilmeden başkalarının sorumsuzluğunu kendi üstlerine almaya meyillidir çünki orta kadlıpını ve yardıma ihtiyacı olduğunu düşünürler oysaki  ona direk para vereceklerine ona bir kapı açsalar kendi parasını kazana bilmesi için  bu problem ortadan kalkacaktır.Bu insanların kendi davranışlarının doğa sonuçlarından kurtarırsanız  sonuçlarına katlanmak zorunda kalan yanlış hareketi yapan değil, bir başkasıdır. Bugün sürekli başkasının yükünü omzundan alıpbaşkasını kurtaran kişiyi ilişiki bağımlısı olarak adlandırıyoruz  ve bunların gerçek olduğuna inanmıyoruz işte gerçekler bunlar ister kabul edin ister kabul etmeyin hayat bundan ibaret buyazıyı okuduktan sonra bunların farkına varacaksınız .

KURAL 2: Sorumluluk Kuralı

İnsanlar kendi yaşamlarıyla ilgili olarak, sınırlar veya  kendi hayatlarının veya kendi hayatlarının sorumluluğunu yüklenmek konusunda konuşulduğunda veya konu açıldıdığın hemen bencilmisin bukadar bencil olma derler. Sanki birilerine yardım ettiklerinde  iyilik yaptıklarında kendilerini kötü ve suçlu hissederler.sorumluluk kuralı başkalarını sevmeyi  ve onara değer vermeyi de kapsar . Ben sizin duygularınızı sizin yerinize hissedemem .Ben sizin yerinize davranamam bunları ancak siz yapabilirsiniz .siz kendinizden sorumlusunuz ben kendim den sorumluyun  sevgi ve aşk bir araya geldiğinde bunlar sanki ortadan yok olur nedense herkes dünyaya geldiğinden beri yanlız anneniz babanız sevgiliniz dostunuz yanınızda olsa bile hayata başından beri sorumluluk sahibi olarak geliyoruz.Ailemiz arkadaşlarımız sevgilimiz aşkıma hiç birşey olmasın zor durumda kalamasın çoçugumun para kalmamış hemen yardım etmem gerek yoksa orda nasıl aç kalır demeye başlarız. yardım etmeyin demiyorum beni yanlış anlamayın  ellbetteki yardım edin siz ailesiniz siz sevgilisiz birbiriniz tamamlamalı ve korumalısınızAma herşeyin bir sınırı olduğunu unutayın  ne çok önemseyin neden çok deger verin ama bunu başarmak zor diyorsunuz değilmi sadece biraz sınırlar koyun mesela  çoçuğunuza  deyin paran kalmadıysa kere gönderdim ama bu parayı hemen harcamak senin elinden gün sonra beni araman problem yaratır birgünde olsa   biryerde calışa bilirsin kimse bunu yadırgamaz para ya ihtiyacım  var demeniz  yeterli elbetteki buna karşı çıkan insanlar olacaktır . Kime  karşı sorumlu olduğumuzu bilmeliyiz.

KURAL3 :Güç Kuralı

Bazen hepimiz güç kelimesini sorugularız.Buna gücüm yeter mi? ilk önce bir düşünün ve karar verin gerçekten güçünüz yetiyormu bu hayali geçekleştirmeye eğer  hayır cevabına  güçsüz olduğunuzu kabul edin ve herşeyin bir çözümünün olduğunu unutmayın

Diğer yandan sınırlarınız neler üzerinde güç sahibi olmadığınızı belirtir

4.Kural:Sınırları  Belirle

Sınırlar dünyasında insanlar, kuralların arkasındaki düşünsel, duygusal ve kültürel değerleri ve birikimi de hafızasına kaydeder. Bu da kişilik gelişimi açısından oldukça kritik bir kuraldır. Kurallı dünyada yaşayan çocukların bundan öğrendiklerini şöyle özetleyebiliriz:
– Kimse kimseye rastgele davranamaz. Dolayısıyla, kimse sana rastgele davranamaz, sen de kimseye rastgele davranamazsın. Başkalarıyla kurduğumuz ilişkilerin kendine ait sınırları vardır.
– Özgürlük alanlarımız olduğu gibi, sınırlılık alanlarımız da vardır. Hayatımızda olup biten herşey tamamen bizim istediğimiz gibi olamaz. Bizim isteklerimiz olduğu gibi, başkalarının da istekleri vardır. Herkes birbirinin isteklerini dikkate almak durumundadır.
– Başkalarını düşünmek demek, aynı zamanda kendini düşünmek demektir. Başkalarının haklarına saygı gösterdiğimizde, kendi haklarımıza da saygı gösterilmesini bekleyebiliriz. O halde, başkasının zarar görmesine izin vermediğimiz ölçüde, kendimizi de korumuş oluruz.
– Kurallar, herkes içindir ve herkes kurallara uymak durumundadır. Bu da, herkesi eşit ve değerli kılar. Kuralların hakim olduğu ortamlarda, ayrıcalık diye bir şey olmaz. Bu da demokratik yaşam bilincinin yerleşmesi demektir.
Bunlara dikkat edin
Kurallar, çocuğun yaşına ve gelişimine uygun olmalı: Çocukların yaş ve gelişim dönemleri birbirinden farklı özellikler taşır. Örneğin, okul öncesi dönem çocuğunda kural bilinci çok açık ve net değildir. İlkokul çağlarındaki çocuklarda ise kural bilinci olmakla birlikte, somut kurallar (parmak kaldırarak konuşma, izin alarak tuvalete gitme, televizyonda sadece bir tane programı izleme gibi) daha iyi algılanabilir. Ergenlikle birlikte kural bilinci soyut düşünceyle birleşir. Dolayısıyla eşitlik, adalet, saygı duymak gibi soyut ve ilkesel kurallar anlaşılabilir olur. Ancak, bu dönemde, özellikle kural koyucu ile ergen sık sık tartışmalar yaşar.
dogru-kararlar-almali
– 5.Kural :Mümkün olduğunca az kural konulmalı: Bir sosyal ortamda ne kadar çok kural varsa o kadar çok risk var demektir. Bu nedenle, özellikle küçük yaşlarda kural sayısının az olması önemlidir. Bu konuda temel ölçülerden biri “yaşı kadar kural koymak” olabilir.
-6.Kural:Sınırların koyarken, çocuğun da görüşü alınmalı: Kuralların olması için en az iki kişinin ilişki halinde olması gerekir. O halde, kurallar her iki tarafı da ilgilendirir. Güçlü olan yetişkinin keyfine göre kural koyması insanların gelişimine katkı sağlamaz. Aksine, ilişkideki kuralları hep güçlü koyuyorsa, insanların değersizlik duygusu ve engellendiğinde de öfke duygusu beslenmiş olur. O halde, kişi ile konuşarak kuralların konması ve onun da onayının alınması gerekir. Elbette ki, bu her konuda onay almayı zorunluluk haline getirmek demek değildir.
– 7.Kural:Sınırların nedeni açıklanmalı: Belirli bir düşünsel ve mantıksal nedene dayandırılmayan kurallara kimse uymak istemez.  Karşınızdaki  insan , bunun arkasındaki gerekçenin açıkça ortaya konması gerekir. Bu gerekçenin inandırıcılık düzeyine bağlı olarak kurala uyma ya da uymama eğilimi artış gösterir.
-8.Kural:Sınırların uygulamada tutarlı davranılmalı: Kurallara uyulduğu ya da uyulmadığında ne olacağı konusu da açıklığa kavuşturulmalı. Kurala uyulmadığı durumlarda, kimi zaman görmezden gelme, kimi zaman küçük hatırlatmalar yapma, kimi zaman da kurala neden uyulmadığı konusunda konuşmalar yapma gibi yöntemler öncelikle denenmeli. Eğer bunlar işe yaramıyorsa, o zaman küçük mahrum bırakmalar (oyunu kısıtlama, televizyonu izlemesini sınırlandırma) söz konusu olabilir.
9.Kural:Sınırların tabulaştırılmamalı: İhtiyacı karşılamayan ya da kişinin gelişimini desteklemeyen kurallar değiştirilmelidir. Sonuçta bir kuraldan beklenen, ilişkileri düzene sokarak yaşam kalitesini artırmasıdır. Eğer, konulan kural, sonuç vermeyen ya da işe yaramayan bir kuralsa yine çocukla konuşulup bu kuralın yerine başka bir kural konması ya da tamamen kaldırılması söz konusu olabilmelidir. Çocuk tarafından keyfi bir talebe dönüşmesine izin verilmemelidir.
– 10.Kural:insanlara sınır uyduğunda sürekli ödüllendirilmemeli: karşınızdaki kişi  bir kurala uydu diye ödüllendirmeye gerek yoktur. Çünkü, kurala uymak bir sorumluluktur ve doğal bir şeydir. Ancak, eğer yeni bir kural konmuş ve bu kurala alışılması için zamana ihtiyaç varsa belirli ölçülerde ödüllendirme yapılabilir. Elbette, bu ödüllendirmenin de mümkün olduğunca, maddi bir ödül olmamasına özen gösterilmelidir. Sosyal ve sözel ödüllendirmeler yeterlidir. Örneğin, “Dikkat ettim, dün birlikte koyduğumuz kurala uyuyorsun. Buna çok sevindim”, “Kurallara uymaya çalıştığını farkediyorum ve buna seviniyorum” gibi.
  BURDAN HERKESE SELAMLAR HAYATINIZI ŞEKİLLENDİRMEYİ UNUTMAYIN
KENDİNİZE İYİ BAKIN

Leave A Reply

Your email address will not be published.